Paralel Evrenler Gerçek Midir?



paralel evren varmıdır

Paralel Evren Var Mıdır?

Paralel evrenler gerçek midir sorusu kimisine göre evet kimisine göre hayır. İnanmak size kalmış. Ancak evrende yalnız mıyız sorusundan daha tuhaf ve korkutucu bir soru var karşımızda. Evrenimiz yalnız mı ? Yani okyanustaki bir balık gibi. Başka denizler, dağlar, evler yani başka evrenler de olabilir mi ? İşte bu soru bilim kurgunun en popüler konularından birisi. Bir çok kitaba filme veya diziye konu olmuştur. Ancak gerçek bilim tarafından da kenara atılmış bir kurgu değildir. Oldukça ciddi bir şekilde araştırılan ve çalışılan bir konudur. Bu kavrama da paralel evrenler adınızı veriyoruz. Aslında çoklu evrenler dediğimiz teorinin bir bölümünü oluşturuyor. Elimizde kanıt olarak düşünebileceğimiz bazı bulgular ve tezler de yok değil.

Başka olası evrenlerden bahsetmeden önce kendi evrenimiz oluşumu üzerine hızlı bir geçelim isterseniz. Yaklaşık 13.8 miyar yıl önce bir tekillik söz konuydu. yani tüm evren tek bir noktada sıkışmış haldeydi. Sonra bilinmeyen bir tetikleyici büyük patlama adını verdiğimiz dev varoluş maratonunu başlattı. O ilk baştaki neredeyse sonsuz sıcaklık genişleme ile birlikte hafifledikçe önce ışık var oldu ve ardından parçacıklar birleşerek yıldızları gezegenleri ve galaksileri oluşturdu. Ve en güçlü teleskoplarımızla baktığımızda içinde bulunduğumuz bu evren inanılmaz geniş. Tüm her şeyi sayarsak 10^90 parçacık mevcut. Her bir galakside ortalama 1 trilyon yıldız var ve tümü 92 milyar ışık yılı çağında bir boşluğa yayılmış durumda. Fakat bu bizim bildiğimiz yani ışığın büyük patlamadan beri bize ulaşabildiği kadarıyla bildiğimiz genişliği. Yani aslında çok daha geniş bir oluşumdan bahsediyor olabiliriz. Bu açılardan baktığımızda paralel evrenler ile ilgili teoriler farklı farklı şekillerde karşımıza çıkıyor ve bunları da temel olarak 5 başlık altında inceleyelim isterseniz. Bunlardan ilki;

Sonsuz Evrenler

Burada uzay zaman algımız devreye giriyor ve en büyük sorunlarımızdan birisi, uzay-zaman dediğimiz olgunun şeklinin ne olduğudur. İşte teorilerden birisi bu uzay-zamanın düz olduğu ve bunun bir çarşaf gibi sonsuza dek uzandığını söylüyor. Şimdi bu noktada sonsuzluk üzerine biraz düşünmek gerekiyor. Bu konuyu tam olarak olmasa da bir miktar anladıktan ve sonsuzluğu biraz kavradıktan sonra şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Uzay- zaman sonsuza dek uzanıyorsa, sonsuz evren olmaması için de bir neden yok. Hatta bu açıdan baktığımızda parçacıklarda belirli şekillerde bir araya gelebiliyorsa, bu evrenlerin birbirinin aynısı veya çok benzeri olması da mümkün. Bunun ayrıca birazdan konuşacağız. İkinci teorimiz;

Baloncuk Evrenler

Burada mantık, uzay-zamanda tıpkı bir balon gibi şişen sayısız evreni ön görmektedir. Uzay-zamanın bazı bölümleri bizi ve evrenimiz gibi şişiyor. Bazıları bir noktada dururken bazıları şişmeye devam ediyor. Yani bizim evrenimiz uzay-zamanda bulunan sayısız balondan biri. Ve her balon birbirinden bağımsız olduğu için içlerinde kendilerine özgü kurallar olabilir. Buna göre bu evrenler birbirinden bağımsız olduğu için gerçekten çok ilginç yerlerde olabilir. Diğer bir teori ise;

Kardeş Evrenler

Bu teoride kuantum mekaniği devreye giriyor. Yani olasılık konusu. Olasılıklara göre bir durumda verebileceğiniz tüm kararlar ya da gerçekleşebilecek tüm olasılıklara göre birer evren ortaya çıkıyor. Her biri bu olasılıklara göre şekilleniyor. Yani çok basit bir örnek verelim. Bugün sürekli ertelediğiniz diyete başlama olayına sonunda başladığınızı farz edelim. Ama elbette her zamanki gibi erteleme olasılığı da söz konusu. Bu durumda bu iki olasılığa göre farklı evrenlerden bahsedebiliriz. Birinde on yıl sonra oldukça sağlıklı ve özgüveni yüksek ve başarılı bir insan. Diğerinde biliyorsunuz, bir değişiklik yok. Diğer bir teori ise;

Matematiksel Evrenler

Burada matematikle ilgili algımız söz konusu. Bilim dünyasında süregelen bir tartışma vardır. Matematik evreni algılama konusunda bir araç mı? Yoksa bizden bağımsız bir gerçeklik mi? Ya da bizim gözlemlerimiz tamamen hatalı mı? Yani bağımsız matematiksel bir olgunun doğasını yanlış mı yorumluyoruz? Bu durumda söz konusu matematiksel yapılar tek gerçeklik değil. Muhtemelen olası tüm matematiksel yapılar kendi evrenlerinde bizden bağımsız olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. Ve son olarak elbette;

Paralel Evrenler

Uzay-zamanın düz olduğunu düşündüğümüzde çoklu evrenlerde parçacıkların olası kombinasyonlarının sayısı maximum 10^10^122 olacaktır. Bu durumda sonsuz sayıda evren olmalı. Ve bu evrenler içinde de parçacıkların benzer şekilde tekrar etmesi gerekiyor. Bir çok kez hemde. Yani bir yerlerde benzer evrenler içinde, benzer dünyalar ve benzer insanlar yaşıyor olabilir. Ya da ufak değişiklikler ile bize çok benzeyen ancak bizden farklı görünen ya da davranan başka başka evrenler olası. Stephen Hawking’de ölmeden önce üzerinde zaman harcadığı son araştırmasında çoklu evrenlerden bahsediyordu. Bu çalışması öldükten bir kaç ay sonra 2018 yılında yayınlanacaktı. Bu çoklu evrenler ile ilgi verdiği röportajda şunları söylemişti; ”Tek ve eşsiz bir evrenden bahsetmek pek mümkün değil. Tüm bulgular sınırsız olmasa da başka evrenlerinde mümkün olduğunu bize göstermektedir.”

önceki yazımızda « makelemiz var.

Sohbet
Makale Yazarı :
heart 158 Kez Okundu
Yazı kategorisi : Genel
yorum yorum yok


Paralel Evrenler Gerçek Midir? İle Benzer Sohbet Yazıları



Paralel Evrenler Gerçek Midir? yazına yapılan yorumlar



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.