Bermuda Şeytan Üçgeni Nedir?



bermuda şeytan üçgeni

Bermuda Şeytan Üçgeni Nedir? Dünya’nın Belli Bir Yerinde Gerçekten Gemiler ve Uçaklar Daha Sık Kayboluyor mu?

Bermuda Üçgeni (diğer adıyla Şeytan Üçgeni), gemi ve uçakların gizemli bir şekilde buhar olup ya da sulara gömülüp sırra kadem bastığı söylenen ve uç noktaları Bermuda, Florida ve Puerto Rico’da olan bir alandır. Tekinsiz olduğundan “Şeytan Üçgeni” adıyla da anılan Bermuda Üçgeni Kuzey Atlantik Okyanusu’nun batısındaki bir bölgedir; uç noktaları Bermuda, Florida ve Puerto Rico’dadır. Her bir kenarı 1.600 km’ye yakındır.

Bermuda Şeytan Üçgeni’nin Uydurulmasının Tarihi

5 Aralık 1945 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri Donanması’nın rutin olarak yaptıkları eğitim uçuşunda 5 uçak (“Flight 19” olarak bilinir) bir fırtına sebebiyle bu bölgede kaybolur. En olası açıklama, öncülük eden pilot Charles Taylor’ın pusulasının bozulmasıyla ekiptekilerin yönlerini kaybedip, nihayetinde yakıtları biterek düşmeleridir. Taylor, deneyimli bir teğmendi; ancak sadece 28 yaşındaydı ve birçok sorumsuz davranışı da kayıtlara geçmişti. Örneğin Pasifik’teki çatışmalar sırasında iki kere kaybolup her iki seferde de uçağını terk etmek zorunda kalmıştı. Kayboldukları eğitim uçuşuna da 25 dakika geç gelmişti. Uçuş başlamadan önce bir başkasının yerine geçmesini istemişti; ancak bu istek reddedilince uçuşu yapmak zorunda kaldı. Bu uçuş, onun ve ekibinin son uçuşu oldu.

Yazar Vincent Gaddis, bu olayı dramatize ederek Argosy dergisinde “The Deadly Bermuda Triangle” (1964), yani “Ölümcül Bermuda Üçgeni” başlıklı kurgusal bir hikâye paylaştı. Bermuda Üçgeni isminin ilk kez burada kullanıldığı düşünülmektedir. Bunun üzerine dilbilimci Charles Berlitz, doğaüstü olaylara olan merakından dolayı ve hikâyenin beğenilmesinden ötürü bu bölgeyle ilgili “The Bermuda Triangle” (1974), yani “Bermıda Üçgeni” isimli bir kitap yazmaya karar verdi. Kitap, kurgusal bir hikâye olsa da, hikâyenin aslında kurgu olduğunu sadece ufak bir dipnot olarak belirtti. O gün bugündür bu bölgeyle ilgili sayısız iddia ileri sürüldü ve herkes işin arkasında bir tür gizemin yattığına inandı.

Bermuda Üçgeni ile ilgili bugüne kadar öyle değişik iddialar geliştirildi ki… Atlantis’in burada olduğunu iddia edenleri mi ararsınız, uzay-zamanı büken zaman kapılarının olduğuna inananları mı, UFO’ların insanları bu bölgede kaçırdığını söyleyenleri mi, suyun altında uzaylı üslerin var olduğuna inananları mı…

Birkaç Tuhaf Olay İçin Olası Açıklamalar
Bermuda Üçgeni’nde gerçekten bir tehlike olduğunu, ancak bunun tamamen bilimsel nedenleri olduğunu düşünen bazıları, bu gizemleri metan gazı ve jeomanyetik bozulmalar ile ilgili bilimsel açıklamalarla izah etmeye çalıştılar.

Metan Gazı Cepleri
Örneğin denizin altında büyük miktarda var olduğu bilinen yanıcı metan gazı cepleri, gemi veya uçakları yok edebilir, belki gemi veya uçağın tam yanında yüzeye çıkan kocaman bir metan kabarcığının yıldırım ya da elektrik kıvılcımıyla tutuşması onları iz bırakmadan batırabilir. Bu teoriyle ilgili birkaç bariz mantık sorunu var, sohbet ederken bunlardan birisi metanın doğal olarak çevremizde zaten bulunması ve bugüne kadar hiç böyle bir yıkıcı olayın gerçekleşmemesidir.

Azgın Gelgit Dalgaları
Bazı yazarlar da beklenmedik azgın gelgit dalgalarını öne sürüyorlar. Veya pilotları şaşırtıp yön bulma sorunu çıkaran ve bir şekilde onların okyanusa batmalarına neden olan gizemli bir jeomanyetik bozukluk da olabilir; ancak yine de pilotlar elektronik yön bulma olmadan da uçağı kullanmak üzere eğitiliyorlar ve ayrıca teori gemilerin ortadan tümüyle yok olmasını açıklamıyor. Doğrusu Amerikan Donanması’nın, bu fikrin foyasını ortaya çıkaran bir internet sayfası var:

Bermuda Üçgeni’nin, manyetik pusulanın gerçek kuzeyi gösterdiği iki yerden biri olduğu doğru olmayan bir iddiadır. Normalde pusula manyetik kuzeyi gösterir. Gerçek kuzeyle manyetik kuzey arasındaki fark, manyetik sapma olarak bilinir.  Geçmişte bu manyetik sapma Bermuda Üçgeni bölgesini etkilediyse de Dünya’nın manyetik alanındaki dalgalanmalar nedeniyle on dokuzuncu yüzyıldan beri bu sapmalar gözlenmemiştir.
Boşuna Açıklama Çabası…
Ancak bunların hiçbirine gerek olmayabilir! Çünkü bugün bile Bermuda Üçgeni’nin üzerinden sayısız gemi ve uçak sağ salim geçmektedir.

Ortaya atılan bu iddialara inanmak yerine şüphe edip doğrusunu araştırmayı tercih eden gazeteci Larry Kusche, 1945’te kaybolan uçaklarla ilgili donanmaya ait 400 küsur sayfalık resmî raporu inceledikten sonra, bu vakayı inceleyen kurulun yaşanılan kazaya pek de şaşırmadıklarını gördü. Bununla birlikte Berlitz’in kitabında kaynak olarak gösterilen bazı telsiz yayınlarının da uydurma olmadığını fark etti.

Ortada büyük bir yanlış anlaşılmanın olduğunu anlayan Kusche, Berlitz’in kitabından sadece 1 sene sonra “The Bermuda Triangle Mystery – Solved” (1975), yani “Bermuda Üçgeni Gizemi – Çözüldü” adlı bir kitap çıkarttı. Berlitz’in kitabındaki yanlış yorumlamalar ve hatalı çıkarımları ortaya koydu. Hatta Kusche, Berlitz’in iddialarının baştan savmalığı hakkında şunu söylemiştir:

Eğer Berlitz bir teknenin kırmızı olduğunu söylemiş olsaydı, teknenin başka bir renk olma ihtimali neredeyse bir kesinlik taşıyor olurdu.
Bu iki kitaptan hangisi daha popüler oldu dersiniz? Eh, yanılmadınız. Berlitz’in kitabı her yerdeydi, çünkü insanlar bir gizemi, katı gerçekleri ortaya koyan eserlere daima tercih ederler.

Sonuç

Kısacası ortada ne doğaüstü açıklamalar geliştirilecek bir durum vardır ne de bunları doğal sebeplerle açıklamayı gerektirecek bir durum söz konusudur. USCG (ABD Sahil Güvenliği), sitesinde bölgeyle ilgili olarak şöyle yazar:

Sahil Güvenlik, bahsi geçen Bermuda Üçgeninin gemilere ve uçaklara belirli tehlikeler arz eden bir coğrafi bölge olarak varlığını tanımamaktadır. Seneler içerisinde bölgede kaybedilen birçok uçağın ve geminin incelemelerinde kayıpların fiziksel nedenlerden başka bir şeyin sonucu olduğunu gösteren hiçbir şey keşfedilmemiştir. Hiçbir olağanüstü faktör tanımlanmamıştır.

Bermuda Üçgeni’nin içinde bulunduğu alanın, yolcu ve yük gemilerinin sıkça geçtiği bir bölge olduğunu belirtmek önemlidir; mantıken, sadece raslantısal bir şansla bile, Güney Pasifik gibi daha az trafiğin olduğu bir bölgeye nazaran bu bölgede daha çok geminin batması beklenir.

Ve elbette bu bölgede kazalar yaşanmıştı. Ancak bunların bazıları bölgedeki şiddetli fırtınaların olduğu zamanlara denk gelmişti. Bermuda Üçgeni’ndeki kaza sıklığını inceleyen araştırmacılar, dünyanın birçok yerinde yaşanılan uçak ve gemi kaza oranlarından dikkate değer bir farkı olmadığını görmüşlerdir.

Bazı vakalarda bu sucul üçgen mezarlığında kaybolduğu iddia edilen gemi ve uçakların kayıtları bile bulunmamaktadır; bir yazarın hayal dünyası dışında hiç var olmamışlardır. Başka vakalarda gemi ve uçaklar yeterince gerçektiler, ancak Berlitz ve diğerleri onların “gizemli bir şekilde yok olmaları”nın şiddetli fırtınalar sırasında gerçekleştiğini söylemeyi ihmal ettiler. Diğer vakalarda ise araçlar Bermuda Üçgeni’nin çok dışında battılar.

Bermuda Üçgenine benzer, Japonya’nın “Şeytanın Denizi” (İng: “Devil’s Sea”) ya da “Ejderhanın Üçgeni” (İng: “Dragon’s Triangle”) gibi iddialar da görülebilmektedir. Dolayısıyla bu bölgenin de özel bir durumu yoktur.

Bermuda Üçgeni’nin foyası onlarca yıldır kesin olarak ortaya çıkarıldığı hâlde hâlâ yeni kitaplarda “çözülmemiş gizem” olarak sunuluyor; tabii ki bunu yapanlar, çoğunlukla gerçeklerden çok sansasyonel hikâyelere meraklı yazarlar. Sonuçta zaman kapılarına, Atlantis’e, batık UFO üslerine, jeomanyetik bozukluklara, gelgit dalgalarına veya başka bir şeye başvurmaya gerek yok. Bermuda Üçgeni gizeminin çok daha basit bir açıklaması var: Bunların hepsi, baştan savma yapılan araştırma ve gizem borazanlığı yapan sansasyonel kitaplar.

önceki yazımızda « makelemiz var.

Sohbet
Makale Yazarı :
heart 34 Kez Okundu
Yazı kategorisi : Genel
yorum yorum yok


Bermuda Şeytan Üçgeni Nedir? İle Benzer Sohbet Yazıları



Bermuda Şeytan Üçgeni Nedir? yazına yapılan yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?